Güz Akademi-Haberler
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Nepotizm ve Ayrımcılık

(gtag.js)
Sun Tzu ve Orhun Yazıtları III;

Nepotizm ve Ayrımcılık;

 Sun Tzu ve Orhun yazıtlarından alıntılarla, liderlik ve yöneticilik alanındaki yazılarımın III' üncüsünü özel sektörde üst düzey yönetici olan bir arkadaşımın anlattıklarından sonra kaleme aldım.

Sun Tzu der ki; "Komutanına inanmasını sağlamak için ayırım göstermeden bir yandan adil davranıp, diğer yandan çelik gibi disiplin altında tutmalıyız. Bu zafere giden en kesin yoldur."

"Askerlerinize öz çocuklarınız gibi bakın, sizi en derin vadilere kadar takip edeceklerdir. Onlara yetişkin oğullarınız gibi bakın, yanınızda ölmeyi her şeye tercih edeceklerdir. Ancak, askerinize düşkün olduğunuz halde otorite kullanamıyorsanız; yumuşak kalpli olduğunuz halde emirlerinizi dinletemiyorsanız, askerleriniz arasında kargaşa hüküm sürüyorsa, askerleriniz yaramaz çocuklara dönmüştür. Hiç bir işe yaramazlar."
               
Sun Tzu askerlerine, bugünün deyimi ile çalışanlarına adil davranmanızı ve karşılıklı güvenin oluşması başarı için önemli bir faktör olarak görmektedir. Sun Tzu açıkça adil davranmaktan ayırımcılık yapılmaması gerektiğini belirtmektedir.
               
"Nepotizm, akraba kayırma veya adam kayırma, öznel ve adil olmayan şekilde yapılan ayrımcılık yapmak demektir. Nepotizm kavramının Latince'de “Nepot” sözcüğünden geldiği, İngilizcede ise "Nephew" (yeğen) anlamına gelmektedir.

İş hayatı diye adlandırdığımız kamu veya özel sektörde çalışma sürecinde ayırımcılık yaygın olarak görülmektedir. Ayırımcılığın nedeni oğlu, damadı, gelini veya akrabalık bağı olabilmektedir. Bunu nepotizm olarak isimlendirmekteyiz.

Ayrımcılığın nedeni sadece akrabalık değildir, diğer ayırımcılık nedenleri arasında fiziki çekicilik, yalakalık, yağcılık, her devrin adamı olmak veya siyasi görüşler yer almaktadır.

İş hayatından ayrımcılık örneklerine bakarsak; Yaşlı ve cinselliğini yaşayamadığı düşünülen bir üst düzey yöneticinin altındaki cazibeli / cilveli / yakışıklı bir çalışanının etkisi altına girmesi,  ona dokunulmazlık zırhı vermesi ve objektifliğini kaybetmesi, pohpohlanmayı seven bir üst düzey yöneticinin yalaka / yağcı bir çalışanının etkisi altına girmesi ve kendini Kaf dağında görmesi vb örnekler birçok yerde sıkça karşımıza çıkabilmektedir. Buna benzer ayırımcılıklar şirketlerin en temel batma nedenlerinden birine yani yönetim zafiyetine neden olmaktadır.

Nepotizm ve ayrımcılığın çalışanları en rahatsız eden biçimlerinden biri ise atamalarda ayırım yapmak, hak etmediği görevleri vermek, layık olmadığı değeri göstermektir.

Sun Tzu der ki;  "Komutan Faktörü zekânın, insancıllığın, güvenin, cesaretin, düzenin simgesidir."

"Savaş alanında yapacağınız stratejik ve taktik kararlarda beş faktör çerçevesinde aşağıdaki sorulara benzer soruları kendinize sormalısınız." Sorular:

(a)Hangi komutan "Ahlak Faktörüne " sahip?
(b)Hangi komutan daha yetenekli?
(c)Hangi komutan Hava ve Arazi Faktörlerinin avantajlarını kullanabiliyor?
(d)Hangi taraf daha disiplinli? (e) Hangi ordu daha güçlü?
(f)Hangi tarafın subay ve askerleri daha eğitimli?
(g)Hangi orduda ceza ödül kavramı daha düzenli, daha adil?
Bu yedi soruya verilecek cevapları değerlendirerek zafer ya da yenilginin kehanetini yapabilirim.

Sun Tzu başarının komutan ve liderlerin kişisel becerilerine bağlı olduğunu sorular ile sorgulamakta ve bu soruların cevabına göre sonucu tahmin etmektedir. Sun Tzu görevlendirmelerde liyakat ve ehliyetin değerlendirilmesinin önemini açıkça ortaya koymuştur.

Akrabalık, yakınlık gibi değerleri tanımlamamış aksine kişisel beceri ve özellikleri saymıştır. Sertlik, ceza ve ödülde kararın arkasında durabilmek ve kararlarından dönmemeyi ifade etmektedir. Güvenilirlik, insanların cezalandırılacağından ve ödüllendirileceğinden emin olması demektir.

Liderlik, adam ayırımcılık ve akrabayı kayırmak demek değildir. Lider ve yöneticinin temel sorumluluğu herkese adil davranmak demektir. Adil olup olmamasına göre yöneticiye karşı olan güven yükselecek veya düşecektir.

Bilge Kağan der ki; "İstemi kağan'dan sonra küçük kardeşi kağan olmuş tabiî, oğulları kağan olmuş tabiî. Ondan sonra küçük kardeşi büyük kardeşi gibi kılınmamış olacak, oğlu babası gibi kılınmamış olacak. Bilgisiz kağan oturmuştur, kötü kağan oturmuştur. Buyruku da bilgisizmiş tabiî, kötü imiş tabiî. Beyleri, milleti ahenksiz olduğu için, aldatıcı olduğu için, Çin milleti hilekâr ve sahtekâr olduğu için, küçük kardeş ve büyük kardeşi birbirine düşürdüğü için, bey ve milleti karşılıklı çekiştirttiği için, Türk milleti il yaptığı ilini elden çıkarmış, kağan yaptığı kağanını kaybedivermiş." 

Bilge kağan, yöneticilikte başarısızlığın anlatımını yaparken, bilgisiz olmak, buyruğunun bilgisiz olması, kötü kağan ve aldatılmış olması nedenleri ile açıkça eleştirmekte ve bu eleştirilerde kağanının kişisel özelliklerini öne çıkarmaktadır. Milletin arasında ahengin olmaması, karşılıklı güvenin olmadığı ve güvensizliğin sonuçlarının olumsuz olduğunu anlatılmaktadır.  Kağan bu satırlarda akrabasını acımasızca eleştirmekte, ayırımcılık yapmamaktadır.

Günümüzde özel şirketlerde nepotizm uygulamasının sonucu olarak oğul, gelin, damat, yeğen yöneticilik pozisyonlarına oturmakta ve şirket tam olarak akrabalar yönetimine girmektedir.  Bu ayırımcı uygulamayı tercih eden en üst düzeydeki patron aslında gelin, damat, yeğenin yönetici olarak yetişmeleri için fırsat sunmak ve kendisinden sonrası için yapıyı oluşturmak istemektedir. Şirket sahibinin amacı ve niyet iyi olmakla beraber elde ettiği sonuç iki nedenden dolayı beklentilerine uymamaktadır.

İlk olarak görev alanların yetkinlikleri (Kişisel beceri ve bilgileri) uygun olmadığından akrabalarına ne kadar fırsat verirse versin kumaş uygun olmadığından sonuçta çıktılar istenen ölçülerde olmamaktadır. Kullanamamaktadır.

İkinci olarak Şirketin sahibi, akrabalarına güvenmediği için bu kişilere güdümlü füze muamelesi yapmaktadır. Bunun için güdümlü füzeyi açıklamak isterim; füze fırlatıldıktan sonra hedefe varmadan, sapmaya göre yönünde ayarlamalar yaparak hedefe gitmesi sağlanabilmektedir veya tamamen farklı bir yöne yönlendirilmesi mümkündür.

Şirket sahibi akrabalarına güvenmediği için onların her kararını kontrol etmekte ve yeniden ayarlamalar yapmaktadır veya verdikleri kararı tamamen iptal etmekte ve yeni bir yön vermektedir. Bu değişiklikler ve yetkisiz yöneticiler çalışanlar arasında ahengi bozmakta ve memnuniyetsizlik yaratmaktadır.

Sun Tzu ve Bilge Kağan'ın dediğinin doğru olduğunu görüyoruz, kaç yıl geçerse geçsin aynı uygulama, farklı sonuç vermemektedir.

Şirketlerde kararsızlık, verilen kararların değişmesi sonucu oluşan kayıplar şirkete zarar olarak yansımakta bedelini şirket sahibi ödemektedir. Devlet kadrolarında nepotizm ve ayırımcılık nedeni ile görev alanların yaptıkları hataların ve yanlışların bedelini ise millet ödemektedir. Bilge kağanın dediği gibi kötü kağanın kararlarının sonucu olarak milletin ahengi bozulmaktadır.

Sun Tzu der ki; "Akıllı savaşçı, birleşik enerjinin etkisine inanır; bireysel bazda, savaşçılarından aşırı beklentide bulunmaz. Becerisini doğru adamları seçip, yan yana getirerek birleşik enerjiyi üretip, kullanmakta gösterir."

Sun Tzu'nun bu sözü sorumluluğu en üstekine yüklemekte ve becerisi az insanlardan fazla beklentisi olmamasını söylemektedir. Ama bunu "Akıllı savaşçıya" söylemektedir.

Nepotizmin uzun vadeli sonuçlarına baktığınızda güdümlü füzenin istikametini düzelten, yeniden yön veren şirket sahibi olmadığında (çalışma hayatından ayrıldığında veya öldüğünde) füze başıboş kalmaktadır.

Füze artık nereye giderse, hedefe veya şirketin batmasına?

Kurumsallaşmak nepotizm ve ayrımcılığın sona ermesidir.

Beğendiğiniz yazıları lütfen dostlarınız ile paylaşınız.
 
Saygılarımla
Fikret GÜZELLER

Yazıda anlatılanlar, hayali olup hiçbir şirket veya şahıs doğrudan veya dolaylı olarak konu edilmemiştir.

Kaynaklar
Bilge Kağan Kitabesi ( Orhun Yazıtları) ve Tam metni - EDEBİYAT / İslamiyet Öncesi Dönem | Edebiyat ve Sanat Akademisi
Adil DEMİR, Sun TZU, Savaş Sanatı, Kastaş Yayınevi, İstanbul, 2008,
Nepotizm - Vikipedi (wikipedia.org)