Ana Sayfaya Dönüş

En Çok Okunan Yazılarım

Güncel Yazılarım

Yorumlar

İletişim

  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Başarılı Liderlik Kıstasları ve Farkındalık (I)

(gtag.js) Bir insanın içinde var olduğunu saydığımız, bir üçgende beden, akıl (bilinç), ruh hali (duygular) yer almakta ve üç etken insan hayatında önemli yer tutmaktadır. Hepimiz, üç etkenin kendi içinde bileşenleri olduğunu, bunlar arasında olan etkileşimi kontrol eden dengeleme mekanizmasının insan hayatını insanı yönlendirdiğini biliyoruz.  

Yorgunluk, açlık ve cinsel güdüler, bedenden gelen talepler olarak bilince sinyal vermekte ve dengeyi bedenin talepleri yönünde itebilmektedir. Öte yandan sinirlenme, öfke, özlem, sevgi, vicdan, merhamet gibi duygular bilinci etkilemektedir. Üçgen içinde etkileşimlerde, sinirlenme, korku gibi duygular hormon dengesini etkileyerek bedeni ve bilinci etkileyebilmektedir. Aklın (bilincin) kişinin düşünme biçimine ve farkındalığına bağlı olarak kullanabildiği bir mekanizma ile etkenler arasında dengeyi sağlamayabilmektedir.

Basitleştirerek ele aldığımız Şekil 1'deki üçgenin içinde üç ayrı ırmak kaynağı olduğunu ve bunların birleşerek büyük bir nehir oluşturduğunu varsayalım. Nehirden gelen akarsuyun taşkın ve sel olmaması için kontrol altına alınmasında bilincin görevli olduğunu biliyoruz. Bazı insanlarda duyguların merkezinden fışkıran su o kadar büyük etki yaratmaktadır ki, bilinç ve beden bu taşkına karşı koyamamakta ve sel gibi gelen duygular akla ve bedene hükmetmektedir. Bazı insanlarda ise bedensel istekler, reptile beyin tarafından öne çıkarılmakta ve bu arzu ve istekler duygu ve beden alanını su taşkının yayılması gibi etkileyerek kişinin tutum, davranış ve kararlarını etkilemektedir. Su taşkınlarını kaynağını ve aktığı yönü anı yaşayarak fark edebilmek ve muhtemel sonuçlarını anlayabilme becerisi liderler için oldukça önemlidir. Suyun taşkına neden olduğu anlar kişinin sel ve taşkının farkına varmaması halidir. Bu ise duygusal taşkınlar, bedensel tepkiler olarak ortaya çıkabilmektedir. İnsan bedeninde üçgenden kaynaklanan tepkilerin sonucunda insanlar üzülmekte, kırılmakta veya lider kendisi pişmanlık duyabilmektedir.


Şekil 1 Şekil İnsan Hayatı Dengeleme Mekanizması

Kimi insanlar bu üçgen içinde dengeyi sağlayamayarak cinayet, tecavüz gibi suçları işlerken, kimileri bilinç ile hissettiklerini, arzularını kontrol altında tutabilmektedir. Kimi insanlar, liderler duygusal tepkilerini kontrol edemeyerek, sinirlendiklerinde kırıp dökmekte veya insanlara çok kötü davranmaktadır. Bazı insanların duygularının etkisi tepkisel tutum ve davranışlar oluşturmakta ve kararlar vermektedir. Bunun örneklerini çevremizde oldukça sık yaşamaktayız.

Günümüzde, sıklıkla basında "Yılın en başarılı 50 lideri" gibi haberlerde dış bakış açısı ile kişiler başarılı CEO'lar olarak kabul edilmektedir.

Haberlerin hazırlanma sürecinde dış bakış söz konusudur, ciro, fiyat, kar, satış, büyüme oranı, rakam ve istatistikler liderin başarılı veya başarısız olarak değerlendirilmesinde kıstas olarak kabul edilmektedir. Dönemsel değerlendirmelerde; liderler istatistikler veya sayısal kıstaslara göre çok başarılı görünebilirler.

Liderin elde ettiği başarı da liderin doğru kararları ve uygulamalarının yanı sıra piyasa şartlarının liderin kararlarının yönünde beklenmedik biçimde gelişmesi, rakiplerinin yaptıkları yanlışlıklar, liderin başarısında etken olabilmektedir. Sun Tzu'nun dediği gibi liderin zaferi rakiplerinin hatalarına bağlı olarak gelişmiş olabilir.

Liderlerin hangi kıstaslara göre başarılı kabul edilecekleri günümüzde şirket sahiplerinin ve kendini lider olarak kabul eden yöneticilerin kendilerine sormaları gereken önemli bir sorudur. Haberin temel kıstası büyük rakamlar gerçekten CEO'ları başarılı lider yapar mı?

Liderler insanlara etki ederek, kişisel takipçilerini oluşturarak başarılı olurlar. Rakamlara göre yapılacak değerlendirmelerde insan ilişkileri, iletişim, güven ve liderin kendi takipçilerini oluşturması gibi faktörler dikkate alınmamaktadır. Dışarıdan bakış açısı ile lideri başarılı görmek yeterli değildir. Liderin kendini değerlendirmesi ve konuya iç dünyası ile birlikte bakabilmelidir.

Dış bakış açısı ile çok başarılı görülen lider, bu bakış açısının desteklediği kibri, narsisliği, egosu ve çevresindeki yağcıların etkisi ile güç sarhoşu olabilmektedir. Lider gerçek bir lider olabilmek ve başarısını sürdürebilmek için kibir, güç sarhoşluğu belirtilerini fark edebilmelidir. Bunu yapabilmek için farkındalığının yüksek olması, anda hissettiklerini, içsel gözlemlerini öz değerlendirme yaparak analiz edebilmelidir.

İkili, dar çerçevede ve küçük şirketler de iletişime dayalı liderlik özelliklerini sergilemek daha kolaydır. Grubun büyümesi, artan gücün etkisi, çıkar çevrelerinin yağcılığı ve gerçeklerin liderden saklanması sonucunda liderin ilke ve değerlerine bağlılığı azalmaktadır. Lider, vicdan, merhamet ve tevazu gibi kavramları unutabilmektedir. Bunların hayatında olup olmadığını ancak lider kendi iç dünyasında, iç muhasebe yaparak değerlendirebilir.

Öz değerlendirmeyi yapabilmek için kişisel farkındalık gereklidir. Kişisel farkındalık; bireyin duygu, düşünce ve davranışlarını anlama çabasıdır. Kişinin yaşadıklarının kendi üzerindeki etkisini kavramasıdır. Farkındalık; kişinin kendisini tanımasını, geliştirmesini sağlar. Her insanın sınırları vardır, farkındalığın gelişmesi ile kişi sınırlarını ve becerilerini öğrenir. Kişi kendi amaçlarına ulaşabilmek için ihtiyaç duyduğu beceriler ile sınırlarını karşılaştırdığında hedef ve amaç konusunda gerçekçi olup olmadığını açık ve net biçimde tahmin edebilir.

Liderin iyi bir dinleyici olabilmesi için sabırlı önemli bir faktördür. Lider dinleme sürecinde duygularını anlayarak tutum ve davranışlarını yapılandırabilmelidir. Dinleme hem dış hem de iç sesi dinleme fırsatı yaratır. Dinleme kişinin kendini anlamasına ve duygudaşlık kurmasına yardımcı olmaktadır.

Liderlerin, bilinçli farkındalığının, takipçi memnuniyetinin çeşitli yönleriyle olumlu etkilediği belirlenmiştir. Liderin bilinçli farkındalığı yükseldikçe, takipçilerin memnuniyetinin arttığı ve bunun iletişim tarzına yansıdığı son dönemde yapılan araştırmalarda tespit edilen bir sonuçtur.

Takipçiler ve lider arasındaki iletişim yapısından takipçiler liderin farkındalık eğilimini ve farkındalığı iletişime taşıma başarısını değerlendirebilmektedirler ve bu liderin algısının pozitif olarak etkileyebilmektedir.

Liderin gerginliği, sinirli yapısı kısaca stresle baş edememe durumları tüm çalışanlara ve takipçilere yansımaktadır. Bu nedenle lider kendi duygularının farkına vararak bilinçli farkındalık ile duygularının etkilerini kontrol altına alabilmelidir.

Liderlik pratiğinde duygularınızı tanırken, duygularınızın anlık etkilerini değerlendirirken, bunun şimdiki anda düşüncelerinize ve davranışlarınıza nasıl yansıdığını fark edersiniz. Başarılı lider duygularının anlık etkilerini, düşünce ve davranışlarına, tutumuna yansımasına engel olur. Bilir ki, duygu, düşünce ve davranışların kısa ve uzun vadeli etkileri olacaktır.

Sayısal değerler ile kendini başarılı lider kabul edenler rakamlar ve istatistikler yükseldikçe sertleşmekte çalışanlar ile aralarına mesafe koymakta ve ulaşılmaz olmaktadırlar.

Bu tip liderlere sorumuz şudur; gücün elinizde olması başkalarını incitmeniz için bir araç mıdır, yoksa çevrenizdekilere katkı sağlamak için bir vasıta mıdır?

Günümüzde bilginin yayılma hızı ve bilgiye ulaşmanın kolaylığı bizi/sizi geçmişte yaşayan insanlardan daha akıllı yapmaz, sadece geçmişe göre bilgiye daha kolay ulaşıyoruz. Geçmişte de insan yine insandı, duyguları ve egosu, yağcıları ve ihtirasları vardı. Geçmişte liderler ve makam sahipleri gücü baskı aracı olarak kullanabiliyorlardı. Günümüzde bu konuda değişen bir husus olmadığı hepimizin malumudur.

Geçmişe ve günümüze gücün kullanıma bakarak sebep ve sonuçlarını anlamak ve anladığını hayata taşımak önemlidir. Bu sadece anı anlamak değil hayatın bütününden çıkarım yapmaktır.

Liderin inanç, değerleri ve ilkelerine dayanması yaşam ve toplum açısından önemlidir. Fırsatçı, baskıcı yaklaşımlar, liderin kitleler üzerindeki olumlu etkisini uzun vadede olumsuza doğru döndürür. Liderin güvenirliğinin yavaş yavaş azalmasının sonucu olarak takipçi sayısı da azalır. Sürecin sonucu lider için; makamın kaybedilmesi, mevkiden düşülmesi ve yalnızlaşmadır. Bu konuda Urfalı Şâir Yûsüf Nâbî der ki;

Çok da mağrûr olma kim mey-hâne-i ikbâlde
Biz hezârân mest-i mağrûrun humârın görmüşüz

Mevki sahibi olunca zafer sarhoşu oluverme; zîrâ böylesine mest (sarhoş) olup sabah olunca da baş ağrısı çeken binlercesini görmüşüz

Top-ı âh ı inkisâra pây-dâr olmaz

Yine Kişver-i câhın nice sengin hisârın görmüşüz

Biz yüksek mevki, ikbal ülkesinin nice taştan
(sağlam) yapılmış kalesini gördük;

Bunların hiç biri inkısar (beddua) âh'larının topu karşısında dayanıp ayakta kalmadı.


Rakamlarla başarılı olan ve basında yer alan CEO'larımız şairin yazdığı sonu öz değerlendirme yapamazlar ise kaçınılmaz olarak aynı sonu yaşayacaklardır.         Şiirde ele alındığı gibi makamdan ayrılan liderler, baş ağrısı çeker gibi dertlenirken, ettiği eza ve kötü davranışların bedelini ödediğini belki fark edeceklerdir ancak vakit çok geç olacaktır.

Liderin dürüstlüğü, vicdanlı, merhametli ve tevazu sahibi olması, dıştan algılanmasına değil, içten kendini değerlendirmesi ile doğru olarak değerlendirilebilir. İnsan vicdanı en iyi terazidir. İnsan herkese yalan söyleyebilir ancak kendi vicdanını kandıramaz, sadece yok sayar.

Lider, kişisel farkındalığını artırması bunu iletişime ve yönetimine taşıması ile daha fazla takipçi ve takipçileri ile ilişkilerinde istikrar kazanır. Bu ise elde edilen sayısal başarılarının devamını sağlarken, lider iç ve dış dünyadan başarılı görülmesine neden olacaktır.

Lider geçmişten başlayarak yapacağı değerlendirmeler ile kişisel düşünce, davranış ve duygu değişimlerini değerlendirebilir. Bu değerlendirmede ilke, inanç ve değerlerden uzaklaşıp uzaklaşmadığını iç değerlendirmesi ile teşhis eder. Bu değerlendirmede sorun bulur ise iç değerlendirmeden çıkan sonuçlarda iç etkenleri düzeltmek için çaba sarf ederken, dış etkenleri, bilgi saklayanları veya yağcıları kendisini olumsuz yönlendirmelerine müsaade etmeyecek önlemleri alır.

Lider iç etkenleri kontrol altına alarak takipçilerini etkiler. İnsanları etkilemesi, liderlik fonksiyonlarını doğru kullanması ile başarı kabul edilen istatistiksel ve rakamlar gerçekleştiğinde, şirketin ve liderin başarısı sürdürülebilir olur.

Kişisel farkındalık bir başa deyişle kendini bilmek için zeka, duygusal zekâ, ve soru sorma becerisi gereklidir. Liderlik, taciz, baskı ve zorbalıkla değil "kendini bilme" ile olur ise liderlik ve başarı da süreklilikten söz edilebilir.

Başarısı yalnızca rakam ve istatistiklerden ibaret olan liderler geçici liderlerdir.

Saygılarımla

Fikret GÜZELLER