Güz Akademi-Haberler
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Habil, Kabil, Sun Tzu ve Motivasyon

 (gtag.js) Motivasyon bireyin hareketlerinin arkasında bulunan psikoloji dilinde güdü adı verilen güçtür. Davranışa enerji sağlayan organizmanın içindeki ve çevredeki güçler olarak tanımlanır.

Güdülenme, davranışı anlamada çok önemli bir süreçtir. Güdü terimi latince kökenlidir “Movere “ harekete geçirme anlamındadır. Buna dayanarak güdüyü “ davranışı amaca doğru harekete geçiren, yönelten bir iç durum “ olarak tanımlayabiliriz.
Yönetici ve Motivasyon Eğitimi için Tıklayınız.

Motivasyonun arkasındaki güç, güdü olduğu için yazımda dinler tarihinde yer alan Habil ve Kabil'in hikayesinden bahis etmek istiyorum.

Eski Ahit'te Habil ve Kabili ikisi de adem'in oğludur, Tanrı'ya  ikisi de kurban sunarlar.  Habil'in sunusu kabul edilir, Kabil'in sunusu ise ret edilir. Kabil Habil'i öldürür. Bu hikayede Kabil  kardeşi Habil'i öldürmeye iten güdü Mormonlar ve İsa toplumuna ve  Musa'nın Kitabına göre kıskançlık güdüsüdür. Bu kıskançlığın nedeni Habil'in sahip olduğu hayvan sürüsüdür.

Kuran'ı kerimde ise  "Onlara, Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, "Andolsun seni mutlaka öldüreceğim" demişti. Öteki, "Allah ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder" demişti. (Maide: 27) denilmektedir. öldürme nedeni olarak da Kuran'ı kerim'de şöyle geçmektedir " Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu." (Maide: 30)

Protokol ve Görgü Kuralları Eğitimi için Tıklayınız.

İnsanlık tarihinin ilk cinayetinin nedeni olarak güdü orta çıkmakta ve bunun adı kıskançlık güdüsü olarak konmaktadır. Bu hikayede bizim ele aldığımız güdü motivasyonun temel gücüdür, cinayetin hareket motorudur. İnsan oğlunun hep isteme, sahip olma ve hep daha fazlasını istemesinin temelinde güdü vardır. İnsanları değişik yollar ile güdüleme yoluyla motive etme bu yontemle daha fazla performans elde etme amacı vardır

Tarih boyunca yöneticiler motivasyon konusuyla ilgilenmek zorunda olmuştur. Günümüzde biriken bilgi birikimi ile motivasyon konusu incelenerek motivasyon teorileri oluşturulmuştur. Motivasyon teorileri yöneticinin astlarını uygun yöntem ve şekillerde motive ederek astlarını örgütsel amaçlar doğrultusunda çalıştırmalarını; bilgi, yetenek ve güçlerini tam olarak bu doğrultuda kullanmalarının sebeplerini ve beklenen sonuçları açıklama çalışmıştır.

Bundan 2500 yıl önce savaş sanatları Kitabını yazan Sun Tzu ise o dönemde motivasyon teorilerinden habersiz olmakla beraber insanların amaca uygun çalıştırmak için bazı tedbirler alınması gerektiğini bilmektedir. Sun Tzu o dönemde motivasyon kelimesini bilmiyor ancak insanın ne beklediğini onu neyin harekete geçireceğini biliyor.

Sun Tzu şunları söylüyor ve günümüz teorilerindeki karşılıkları ise;

" Askerlerinize öz çocuklarınız gibi bakın, sizi en derin vadilere kadar takip edeceklerdir. Onlara yetişkin oğullarınız gibi bakın, yanınızda ölmeyi her şeye tercih edeceklerdir. "
"Ancak, askerinize düşkün olduğunuz halde otorite kullanamıyorsanız; yumuşak kalpli olduğunuz halde emirlerinizi dinletemiyorsanız, askerleriniz arasında kargaşa hüküm sürüyorsa, askerleriniz yaramaz çocuklara dönmüştür. Hiç bir işe yaramazlar"

Uluslararası Pazarlarda Ticari İstihbarat, Hedef Pazar Belirleme, Müşteri Bulma Teknikleri için Tıklayınız.

Askerlerinize öz çocuklarınız gibi bakın derken onların fiziki ve güvenlik  ihtiyaçlarının karşılanmasını belirtmektedir. Askerin  Maslow'un ihtiyaçlar piramidinde olduğu gibi temel ihtiyaçları karşıladıktan sonra sevgi göstermenizi istemektedir. Çünkü sevgi ve toplumda statü kazanma daha üst basamaklarda yer almaktadır. ancak bir uyarıyı da ihmal etmemektedir, aşırı yakınlık otoritenin kaybına neden olmamalıdır diyerek, mesafe olmasını işaret ediyor.

"Askerlerinize özen gösteriyor, kamp yerlerini kuru arazide kuruyorsanız, askerlerinizi salgın hastalıklardan korumuş olursunuz. Sağlıklı bir ordu zafere daha yakındır."

Çift faktör teorisi yada hijyen faktörleri teorisinin temelinde olduğu gibi temel hijyen faktörleri sağlanmasının önemini vurgulamaktadır. Çift faktör teorisinde temel ihtiyaçlar sağlanmadan hiç bir motivasyon tedbiri işlerlik kazanmayacağı için temel olarak önce fiziki şartların sağlanmasını öne almaktadır.

"Düşmanı yok etmek istiyorsak askerimizi kızıştırmamız gerekir. Bu da alınacak ganimetlerin asker arasında paylaştırılması ile yapılabilir."
"Askerlerine kural dışı ödüller ver, önceki planların dışında da emirler buyur. Bunları hakkıyla yaptığında, ordunu tıpkı tek kişilik bir birimmiş gibi yönettiğini göreceksin"

Ödül ve cezanın kullanılmasını ele almaktadır, buda günümüzde bekleyiş teorisi olarak ele alınmaktadır. İnsanlar takdir edilmek ve para kazanma beklentilerinin karşılanması için çalışmaktadır. Ödül ve takdir edilme beklentileri karşılanacağı beklentisi ile motive olmaktadırlar.

"Askerin komutanına inanmasını sağlamak için ayırım göstermeden bir yandan adil davranıp, diğer yandan çelik gibi disiplin altında tutmalıyız. Bu zafere giden en kesin yoldur."
"Askerlerimiz paraya çok önem vermiyorlarsa bu zengin olmak istememelerinden değildir.  Ömürleri çok uzun olmuyorsa, bu da kesinlikle ölmek istemelerinden değildir."

Bu sözünü de günümüze mevcut motivasyonda eşitlik teorisine karşılık olduğunu söyleyebiliriz adil yönetim ve eşit muamele çalışanlar için önemlidir. çalışanlarına adil ve eşit davrananlar yönettikleri kurumda başarıya ulaşırlar.

" İnsan doğası gereği zora düşmedikçe yeteneklerini sonuna kadar kullanmaz."

Buda günümüzdeki amaç teorisidir, hedef büyüdükçe insanlar kendilerinden beklenenin daha üstünde performans gösterebilmektedirler. çalışmalar göstermiştir ki ulaşılması zor olan hedeflere ulaşmak için insanlar potansiyellerini zorlamaktadır ve tüm yeteneklerini kullanmaktadırlar.

İnsanın hayatı 3 unsur tarafından dengelenmektedir, Akıl, Beden ve Ruh halidir. Bu binlerce yıl öncede aynı idi bugün de değişmemiştir. Habil ve kabil hikayesinde olduğu gibi temelde güdüler yer almaktadır.

İş Hayatında İç ve Resmi Yazışma Becerileri Eğitimi için Tıklayınız.

İnsanların rekabet etmesi, kazanmak için mücadeleleri binlerce yıldır devam etmektedir. Bazen insanlar hayatta kalmak için bazen Din, Bayrak, Onur, Vatan, Toprak ve Para, ama sonuçta kazanmak için savaşmaktaydılar. Günümüzde ekonomik hayatta süren bir mücadele vardır bu mücadeleyi para ve ekonomik menfaatler elde etmek için yürütülen bir savaş olarak tanımlamak yanlış değildir.

Dinler tarihinde yer alan ve bir kardeşin diğerini öldürmesinde güdünün neden olduğu hikaye edilerek insanlara yol gösterici olması istenmiştir.  Güdülemenin sonucunda olumlu ve olumsuz davranışlar görmek mümkün olabilir. Yöneticilerin güdülemeyi nasıl yapacaklarını ve muhtemel sonuçlarının ne olabileceğini tahmin etmeleri daha sonra motivasyon tekniklerini kullanmaları gerekir.

Bu ekonomik savaşta yer alan yöneticiler için  motivasyon teorilerinin nasıl isimlendirildiğini kimin teorisi olduğunu öğrenmek önemli değildir, Önemli olan Çalışanlarınızın beklentilerinin ne olduğunu ve ne için çalıştıklarını, duygusal ve maddi beklentilerinin neler olabileceğini anlayarak bunları karşılayacak şekilde efor sarf ettiğinizde çalışanlarınızı motive etmiş olacaksınız.

Sun Tzu binlerce yıl önce insanları tanıyarak nasıl daha fazla ve fedakarca savaşacaklarını veya hayatlarını verebileceklerini anlamış ve bunu ifade etmiştir. Çalışanları tanımanızın yanı sıra kendinizi de tanımalısınız, bir an durun ve düşünün sizi ne harekete geçirmektedir. (Para, Sevgi, Takdir, makam, Sosyal statü, Ödül, Ceza)

Sun Tzu binlerce  yıl önce bugünkü motivasyon teorilerini veya motivasyon kelimesini bilmiyordu ancak onun bildiği insanları nasıl harekete geçirebileceğiydi. Çalışanlarınızı yakından tanıdıktan sonra her birinin beklentisinin farklı olabileceğini ve hepsinin aynı motivasyon yöntemlerine aynı tepkileri vermeyeceğini göreceksiniz.

Şimdi asıl soru şudur.

"Siz kendinizi değerlendirdiğinizde, çalışanlarınızı hangi yöntemlerle motive ediyorsunuz ve başarılı mısınız?"

Değerli yöneticilerimiz Sun Tzu bu yazıda ele aldığım deyişlerine göre  ihtiyaçların karşılanmasına, Hijyen faktörlerinin sağlanmasına, beklentilerin karşılanmasına, ödül verilmesine, yüksek amaçlar ile daha yüksek performans sağlanmasına, eşit ve adil yönetime ve kazancın paylaşımına önem vermektedir.

Habil ile Kabil ilk cinayetin hikayesindeki temel faktör olan güdü, yani insanları harekete geçiren faktör konusu karşımıza 2500 yıllık savaş sanatları kitabında çıkmaktadır. Sun Tzu'nun söylediklerini gözden geçirerek, süzdükten sonra bu sözlerin günümüz motivasyon teorilerinin üzerine oturduğunu görmekteyiz.


İnsanlığın Habil ve kabil'den başlamak üzere tarih boyunca pek değişmediğini, değişenin sadece teori tabanlı isimlendirme olduğunu söyleyebiliriz.

Yani, güdülerimiz bizi gütmeye devam etmektedir.

Siz Güdülerinizin farkında mısınız? Ya kaynağının?

Beğendiğiniz yazıları Lütfen dostlarınız ile paylaşınız.


Fikret GUZELLER
www.fikretguzeller.com