Güz Akademi-Haberler
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Sun Tzu ve Orhun Yazıtları II

(gtag.js) 
 Sun Tzu ve Orhun Yazıtları II;

İlkyazı yayınlandıktan sonra bir okuyucum  Orhun yazıtları ile Sun Tzu'yu birlikte ele alan ilk defa yazı okudum hoşuma gitti ancak bu benzerlik sadece dört madde değildir değil mi? Devamı gelecek mi? diye sorduğunda yeni yazıyı yazmayı düşündüm.

1.Lider, Karar ve Hukuk;

Sun Tzu der ki; "Bir komutan zayıf, otoritesini yitirmiş, verdiği emirler açık, belirgin olmayıp, sürekli değişiyorsa; Emrindeki subaylarda askerler de belirli görevlere sahip değil ve üstüne üstlük ordu katmanları düzensiz, rastgele kurulmuş ise bu duruma tek ad verilebilir. Kargaşa."

"Bu nedenle askerin komutanına inanmasını sağlamak için ayırım göstermeden bir yandan adil davranıp, diğer yandan çelik gibi disiplin altında tutmalıyız. Bu zafere giden en kesin yoldur."

Liderin kararları sürekli değişiyorsa; Liderin bilgisiz olduğu, özgüveni olmadığı, kararlarının arkasında duracak cesareti olup, olmadığı ve güvenilirliği sorgulanır.

Bilge Kağan der ki; "Bilgili kağan imiş, cesur kağan imiş. Buyruku bilgili imiş tabiî, Cesur imiş tabiî. Beyleri de milleti de doğru imiş. Onun için ili öylece tutmuş tabiî. İli tutup töreyi düzenlemiş."

Bilge Kağan, liderin bilgili olmasının önemini "buyruğu bilgili" imiş derken karar süreçlerinin sonucunda verilen kararın bilgiye dayanması gerektiğini ifade etmektedir. Öte yandan cesur olan lider kararlarının arkasında durmasının gerekli olduğu anlatmıştır. Bununla birlikte lidere bağlı olanların doğruluğunun liderin doğruluğundan etkilendiğini ifade etmektedir.

Her iki liderde adaletin, hukukun düzenin korunmasında esas olduğunu anlatmaktadır. Bilge Kağan milletin doğruluğunun, ülkeyi düzende tutmanın hukuk (Törenin) düzenlenmesiyle ilintili olduğunu ifade etmektedir. Sun Tzu'da ise ast ve üst ilişkisinde adil olmanın ve bunu uygulamanın başarının anahtarı olduğu anlatılmaktadır.

Bilgi Güçtür, Hukuk Devletin Toplumsal Düzenidir.

2.Devlet Millet içindir;

Sun Tzu der ki; "Bilge hükümdar dikkatli, iyi komutan tedbirli olmalıdır. Bir ülkeyi barış içinde yönetmenin, orduyu güçlü tutmanın yolu budur."     
    
"Devlet maliyesinin zayıflığı, ordunun vatanından uzak düşman arazisinde savaşması, daha çok lojistik destek ihtiyacını gerektirir. Uzaktan yardımla yaşamak zorunda kalan ordunun halk ı fakirleşir. Öte yandan ordunun yakında olması fiyatları yükseltir. Yüksek fiyatlarda halkın yaşa m seviyesini düşürür . Yaşam seviyesi düştüğünde, halk ağır yük altında kalır. "

"Hele birde, ülkenizin sefer imkânları kısıtlı ise, devletin zaferle sağlayabileceği olanaklar çekilen sıkıntıya değmeyecektir."

Sun Tzu tarafından ordunun güçlü olmasının ve barışın korunmasının liderin kararlarına bağlı olduğunu ve milletin barış içinde yönetilmesinin savaş kararı vermeden önce milletin imkânlarının yeterli olmasına bağlı olduğu anlatılmaktadır.

Bilge Kağan der ki; "Ben kendim kağan oturduğumdan her yere gitmiş olan millet yaya olarak, çıplak olarak, öle yite geri geldi. Milleti besleyeyim diye kuzeyde Oğuz kavmine doğru; doğuda Kıtay, Tatabı kavmine doğru; güneyde Çine doğru on iki defa ordu sevk ettim ... savaştım. Ondan sonra Tanrı buyurduğu için, devletim, kısmetim var olduğu için, ölecek milleti diriltip besledim. Çıplak milleti elbiseli kıldım. Fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. Değerli illiden, değerli kağanlıdan daha iyi kıldım. Dört taraftaki milleti hep tâbi kıldım, düşmansız kıldım."

Bilge Kağan önce milletin ihtiyaçlarını karşılamış, giydirmiş, doyurmuş ve bunu ilk amaç olarak belirlemiş ve bunu sağlamak için savaşmış, daha sonraki yaptığı tüm savaşların amacı milleti düşmansız kılmak yani barış içinde yaşamasını sağlamakmış bunu çok açık şekilde anlatmıştır.

Her iki liderde ordunun güçlü olmasının milletin gücüne bağlı olduğunu yüzyıllar öne biliyormuş ve her liderin de barışı sağlamayı milletin refahı ile bağlantılı değerlendiriyormuş.

Güçlü Ekonomi, Güçlü Diplomasi, Güçlü Ordu, Güçlü Millet

3.Hizmetkâr Lider;

Sun Tzu der ki; "Yağmalamada ganimeti askerleriniz arasında bölüştürün Yeni yerleri fethettiğinizde de askerlerinizin faydalanacağı imkânlar yaratın."

"Düşmana karşı, savaşı kazanınca kavuşacağı şan, şeref ve şöhreti düşünmeden savaşan; gereğinde üstün düşman karşısında geri çekilmesini bilen, tek amacı tek amacı ülkesini korumak olan komutanlar ülkelerinin mücevheridir."

Liderlerin kararlarının ülkeye hizmet ve korumak olduğunu ifade eden Sun Tzu, milleti düşünen liderleri mücevher olarak nitelemektedir.

Bilge Kağan der ki; "Varlıklı, zengin millet üzerine oturmadım. İçte aşsız, dışta elbisesiz; düşkün, perişan millet üzerine oturdum. Küçük kardeşim Kül Tigin, iki şad, küçük kardeşim Kül Tigin ile konuştuk. Babamızın, amcamızın kazanmış olduğu milletin adı sanı yok olmasın diye Türk milleti için gece uyuyamadım, gündüz oturmadım. Küçük kardeşim Kül Tigin ile, iki şad ile öle yite kazandım. Öyle kazanıp bütün milleti ateş, su kılmadım." 

"Sarı altınını, beyaz gümüşünü, kenarlı ipeğini, ipekli kumaşını, binek atını, aygırını, kara samurunu, mavi sincabını Türk'üme, milletime kazanı verdim, tanzim edi verdim." 

Bilge Kağan, Milletin refahını ve varlığını düşündüğünü, milleti için gece, gündüz çalıştığını anlatmaktadır. Lider milletine hizmet etmektedir. Lütfen durun bir an düşünün, bugün hizmetkâr lider tanımlamasını Bilge Kağan çok açık bir biçimde anlatmamış mı?

Yıllar geçer, liderler değişir ancak millete hizmetkâr olmanın büyüklüğü hiç değişmez.

4.
Tatlı Dil ve Diplomasi;

Sun Tzu der ki; "Tüm savaşlar aldatmacalara ve şaşırtmaya dayanır."

"Gelen elçiler bize kompliman yapıyorsa, düşman ateşkes istemektedir."

"Düşman sayıca bizden üstünken bile düşmanı bizimle savaşmaktan caydırabiliriz. Bu da onun planlarını keşfetmeye, zafere yönelik stratejilerini önceden anlamaya bağlıdır."

Sun Tzu aldatmayı önerirken bir taraftan da rakibin taktik ve stratejilerini çözmenin zafer için anahtar olduğunu ifade etmektir.

Bilge Kağan der ki; "Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. Tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak milleti öylece yaklaştırırmış. Yaklaştırıp, konduktan sonra, kötü şeyleri o zaman düşünürmüş."

Sun Tzu ve Bilge Kağan aynı yöntemin uygulandığını ve zaferin aldatma ve şaşırtmayla elde edileceğini anlatıyorlar. Her iki lider de zaferi aldatılmamaya ve tedbir almaya bağlı olduğunu anlatmaktadır.

Gönül ister ki; Günümüzün liderleri de ister Sun Tzu'dan, İster Bilge Kağan'dan öğüt alsınlar.

Sonuç olarak; Bilgi ile karar veren ve milletine hizmetkâr olan liderler milletlerinin refahını artırırlar. Kendilerine tatlı dille konuşan ve çok sevdiğini söyleyenlerin, Bilge kağanın dediği gibi neyi beklediklerini, hesapladıklarını düşünürler.

Devlet Millet içindir, Lider Milletin Hizmetkârıdır.

Lütfen Beğendiğiniz Yazıları dostlarınız ile paylaşınız.

Saygılarımla
Fikret GÜZELLER

Kaynaklar
Bilge Kağan Kitabesi ( Orhun Yazıtları) ve Tam metni - EDEBİYAT / İslamiyet Öncesi Dönem | Edebiyat ve Sanat Akademisi
Adil DEMİR, Sun TZU, Savaş Sanatı, Kastaş Yayınevi, İstanbul, 2008,