Güz Akademi-Haberler
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

İşletmede çalışanların tamamı Kör olabilir mi?

(gtag.js)  Yazımızın başlığını okuyanın ilk düşüncesi körlüğü bir bedensel engel olarak değerlendirmesi ve hayır işletmede çalışanların tamamı kör olamaz diye düşünmesi söz konusu olacaktır. Ancak insanların bedensel engeli olmadan da kör olması mümkündür. Bunun işletmede mevcut olanına işletme körlüğü diyebiliriz.

Etkili Sunum Becerileri Eğitimi için Tıklayınız.

İşletme körlüğünü basit anlamda tanımlamamız gerekirse; işletme körlüğü, çalışanların zaman içinde firmaların yaşadıkları ortamdaki eksiklikleri görmesini engelleyen bir durumun ortaya çıkması veya gördüğü eksikliklerden yeterince rahatsızlık duyulmaması, eksikliklerin olduğu biçimde itirazsız kabullenilmesidir.

İşletme körlüğünde, çalışanlar firmada yapılmakta olan işlerle ilgili eleştirel bakış, problem arama ve problemlere çözüm arama istek ve motivasyonlarını zaman içinde kaybetmişlerdir. İşletmede bir problem varsa bunun çözümü için tespiti gerekir, tespit edilmeyen ve varlığından haberdar olunmayan bir konuya işletme içinde doğal olarak çözüm aranmayacaktır. Çalışanlar ve yönetenler bilmektedirler ki onların işletmedeki varlıklarının bir nedeni de sorunları tespit ederek onları çözmek ve çözemediklerinde ise çözüm önerileri ile birlikte sorunları ortaya koymalarıdır.

Kadın, Güç ve liderlik Eğitimi için Tıklayınız

Bir işletmede işletme körlüğünün ne derece yaygın olduğunu ve işletme körlüğünün ne kadar yaygınlaştığını tespit etmek için basit bir kaç hususa bakılabilir.

Bunlardan ilki geçmiş dönemde işletmede tespit edilen sorun var mı ve bunların ortadan kaldırılması için yapılan çözüm önerileri veya teklifler mevcut mu? İkincisi işletme içinde teknolojiyi yenilemek veya üretimde verimliliği artırmak için yapılan teklifler veya çalışmalar var mı? son olarak da ofislerde, üretim yerlerinde kullanılan veya kullanılmayan malzeme, yedek parça , dosya, kağıt vb ne kadar süredir el sürülmeden yerinde durmaktadır. Yani diğer bir anlamıyla işletmemiz pis midir?

Şimdi yukarıda yazdığımız kısımda son bölümden başlayalım işletmemizin temizlik ürünleri ürettiğini kabul edelim ve temizlik ürünleri ürettiğimize göre firmamızın imaj olarak temiz ve hoş kokulu olması gerekir. Bu binanın girişinden, merdivenlerden, çalışma ofisleri ve üretim bölgesini tamamen kapsamalıdır, ya binanın girişinde örümcek ağları mermer merdivenlerde aylarca yıllarca birikmiş kir ve görüşme yaptığınız ofiste yerlerde ve masa üstünde yıllardan beri birikmiş dergi katalog ve toz kaplı mobilyalar varsa bu ne demektir. Şirkete dışarıdan gelenler ortama bakarak şirketin yöneticilerinin uzun süredir aynı olduğunu ve işletme körlüğünün mevcut olduğunu, bu şirketle iş yapıldığı taktirde kendi iş yerini düzgün ve temiz tutmayan bir grupla yapılan işbirliğinin verimli olmayacağını ve sorunlarla karşılaşmanın mümkün olduğunu düşüneceklerdir. Çünkü ortam bunları anlatmaktadır.

Uluslararası Pazarlarda Ticari İstihbarat, Hedef Pazar Belirleme, Müşteri Bulma Teknikleri Eğitimi İçin Tıklayınız.

O bölümde çalışan ve yönetenler bu ortamı benimsemiş ve kabullenmişlerdir. Bu durumda ne yapılmalıdır, ya profesyonel bir yardım alınması yada yöneticinin önceden hata arayacak şekilde kendini şartlaması gerekir. Şirketteki yöneticilerin gözlerinin her noktaya değmesi gerekmektedir.

Yönetici bu yılların birikimini nasıl ortadan kaldırabilir ve şirket çalışanları işin içine nasıl çekebilir sorusunun cevabı ise; annelerimizin yaptığı bahar temizliğine benzer bir yaklaşımla, Temizlik ve kullanılmayan atıl malzemelerin ortadan kalkması veya kullanım için fırsat yaratılması bahar temizliği anlayışının şirkette kısmen veya tamamen uygulanması ile mümkün olur,
Şirkette ofislerin yerlerini bunu yapamıyorsanız odalarda masaların yerlerini değiştirin ve boya, badana yaptırın bu şekilde şirkette bir şeyler yerinden oynayacak ve temizlik başlayacaktır. Her girdiğiniz odada ve üretim bölgesinde gördüğünüz her şey için bu neden burada bu kimin ne maksatla kullanılacak olduğunu sürekli sormaya başlayarak insanların cevap aramasına ve zaman içinde birçok hususun düzelmesine yol açmış olursunuz.

Şirkette zaman içinde alınmış ancak kullanılmayan ve bir kenarda bekleyen yedek parça, kırtasiye veya satılacak hurdaların ortaya çıkması ve değerlendirilmesi ile hem temizlik hem de şirkete ekonomik anlamda bir kazanç ortaya çıkacaktır.

Burada soru neden insanlar baktıkların halde problemleri ve çevredeki temizlik ihtiyacını görmemektedir, bunun cevabı bakmakla görmek arasındaki farktır. Her insanı aynı şeye bakmakla birlikte farklı hususları görebilir dolayısı ile görmek öğrenilebilir bunun için iş yerinde gözlerinizin hat ve sorun tespit edecek şekilde tarama yaması ve bunu zihninizin buna uygun yorumlaması gerekir peki görmek öğrenilebilir mi cevap tabii ki evettir. O zaman şirkette çalışanların fark yaratabilmesi için öncelikle görmeyi öğrenmesi gerekir. Bakmak ve görmek, “farkı fark edebilmeyi başarma sanatıdır.

Topluluk Önünde Konuşma Eğitimi için Tıklayınız.

Çalışanlar yaptıkları işlere yöneticilerinden daha fazla vakıftırlar ve işlerinin daha güvenilir ve sağlıklı şekilde yapılması için en doğru teklifi onlar yapabilirler, Yukarıda belirttiğim gibi çalışanlar işin yapılış şekli veya tespit edilen sorunların çözümü verimliği ve maliyetleri etkileyebilir. Bu nedenle çalışanları yaptıkları iş ve kendilerini etkileyen diğer hususlarla ilgili tekliflerde bulunması çok önemlidir. Bu tekliflerin sözlü ve yazılı yapılması mümkündür, sözlü teklifleri yöneticinin yapıcı bir şekilde dinlemesi son derece yararlı olur. Yönetici geçen dönem içinde şirkette ne kadar teklif yapıldığını ve bunlardan kaçının hayat geçirildiğini düşünmeli ve bu rakamları gözden geçirmelidir. Eğer şirket içinde hiç bir teklif yapılmadı ise işletme körlüğü mevcuttur, Eğer şirkette teklifler mevcut ve hiçbir tanesi kısmen veya tamamen uygulanmadı ise yönetici yeniliklere karşı direnç göstermektedir ve diğer bir yaklaşımla yöneticide işletme körlüğü ve sistemi ortamı kabullenme söz konusudur. Sorunları tespit edemeyen ve bunları ortadan kaldırmak için çaba saf etmeyen bir şirketin zaman içinde rekabet şansını kaybedeceği ve rakip firmalardan geri kalacağı kesindir.

İşletmede çalışanların yalnızca kendi firmaları içinde olanları ve değişiklikleri izlemesi yeterli değildir, kendi sektörlerindeki yenilikleri ve değişikleri, piyasada olan talep değişiklerini ve müşteri isteklerini ve dünyadaki kendi iş alanı ve teknolojilerindeki faktörleri izlemesi son derece önemlidir. Yenilikleri takip etmeyen firma ve yeni teknolojiyi firmasına taşımak için çaba göstermediği taktirde öncelikle kar miktarı düşecek ve zaman içinde sektörün gerisinde kalarak, kazanmamaya başlayacak ve sonunda rekabet şansını kaybederek firmanın faaliyetlerini sürdürememe veya küçük bir işletme olarak kalması sonucu ortaya çıkacaktır. Bunun önüne geçmek için firma sahibi ve yöneticilerinin yurt içi ve yurt dışı fuarları ziyaret ederek bilgi almaları doğru yöntemdir. Bu fuarlarda amaç bakmak değil detaylı bilgi alarak bu bilgileri kendi firmasına nasıl uygulayacağını düşünmeli ve planlamalıdır, doğal olarak kendi firmasına nasıl uygulayabileceğini planlarken kendi firmasındaki sorunları tespit etmiş olması gerekmektedir. Tespit edemediği sorunlar için ise sunulan çözüm önerilerini kendi firmasına uyguladığında sonucun ne olacağını kafasında karşılaştırarak çözüm yöntemleri üretebilir. Burada yine bakmak ve görmek arasındaki fark açığa çıkmaktadır.

Yarın sabah işe gittiğinizde lütfen elinizde bir defterle şirketin kapısından girin ve gördüğünüz düzeltilmesi gerektiğini düşündünüz her hususu yazın ancak başkaları veya kendi adınıza savunma sistemi veya mazeret üretmeyin, daha sonra odanıza giderek bu notlarınızın her bir maddesi hakkında kısaca sebep ve sonuçlarını hakkında düşünü. Kendinize sorunuz sizin işletmecinizde işletme körlüğü mevcut mudur? Cevabı kendinize verdikten sonra bunları çalışanlarınız ile paylaşarak neler yapılmasını istediğinizi söyleyiniz. Çalışanlarınızın önerilerini direnç göstermeden sakin şekilde dinleyin, çünkü her fikir bir değerdir.

Türkçede bakmak kelime anlamı olarak göz kulak olmak ve korumak anlamını taşımaktadır, lütfen siz sorunlara bakmayın… Yani onları olduğu gibi bırakarak, her şeyi kayıtsızca kabullenmeyin… Sorunları görün ve gördüklerinizi yüksek sesle çalışanlarla paylaşın bunun sonucunda, görmeyi bir alışkanlık ve işin bir parçası haline getirirseniz, şirketinizin bir takım halinde sorun tespitini yaptığını ve sonar çözdüğünü görürsünüz. Unutmayın ki teşhis tedavinin en önemli adımıdır.
Sorularınız için mail atabilirisiniz. Eğitim ve Toplantılarınızda beraber olmak dileklerimle hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum.

Fikret GÜZELLER
fikretguzeller@gmail.com